14 Mayıs 2019 Salı

Tarihi belgelerle 15 Mayıs 1919, İzmir işgali ve Rum mezalimi!

Tarihi belgelerle 15 Mayıs 1919, İzmir işgali ve Rum mezalimi!
İzmir’in işgal edileceğini öğrenen Rumlar’ın hazırlığını araştırmacı Yunanlı Kapses şu sözlerle anlatır; “Büyük günün şafağını bekleyemeyen Rumlar tarafından, Müslümanların evleri ve malları işaretlenmiş, Papazlar ve mektep hocaları bütün kuvvetleriyle, mekteplerde, kiliselerde Rumlara; Artık bu pis Müslümanlardan çektiğimiz yeter…Yarın Yunan orduları gelecek, bizi bunlardan kurtaracak, bizim intikamımızı alacak, derken; Seydiköy Nahiyesi’ni ziyaret eden İzmir Metropoliti Hristosomos, tren istasyonu ile Agiou Ioanni Kilisesi’ne arasındaki yollara halı kaplanarak karşılanır. Hristosomos “Ey Allahın sevgili kulları olan Rumlar, kuyuları daha derin kazınız…Bıçaklarınızı daha çok bileyiniz, iplerinizi daha iyi bağlayınız, çünkü Müslümanların ecelleri geldi.”
Seydiköylü araştırmacı yazar ve arkelog Ercan Çokbankir 15 Mayıs 1919 yılında İzmir’i işgal eden Yunan Askerleri ve bu işgale destek veren yerli Rumların Türklere uyguladığı mezalimi tarihi belgelerle ortaya koydu. Yerele Haberci’de yeniden yazılarına yeniden başlayan Çokbankir bilgisini ve araştırmalarını kamuoyu ile paylaşmaya devam edecek. İzmir’in işgal edileceğini öğrenen Rumlar’ın hazırlığını araştırmacı Yunanlı Kapses şu sözlerle anlatır; “Büyük günün şafağını bekleyemeyen Rumlar tarafından, Müslümanların evleri ve malları işaretlenmiş, Papazlar ve mektep hocaları bütün kuvvetleriyle, mekteplerde, kiliselerde Rumlara; Artık bu pis Müslümanlardan çektiğimiz yeter…Yarın Yunan orduları gelecek, bizi bunlardan kurtaracak, bizim intikamımızı alacak, derken; SeydiköyNahiyesi’ni ziyaret eden İzmir Metropoliti Hristosomos, tren istasyonu ile Agiou Ioanni Kilisesi’ne arasındaki yollara halı kaplanarak karşılanır. Hristosomos “Ey Allahın sevgili kulları olan Rumlar, kuyuları daha derin kazınız…Bıçaklarınızı daha çok bileyiniz, iplerinizi daha iyi bağlayınız, çünkü Müslümanların ecelleri geldi.”

İnsanın kanını donduran çok sayıda olayın yaşandığı İzmir’in işgali ve sonrasındaki işgal yıllarının iyi bilinmesi adına Ercan Çokbankir’in köşe yazısının her satırı dikkatle ve ibretle okunmasını diliyoruz.

İzmir halkının 15 Mayıs 1919’dan 9 Eylül 1922 yılına kadar yaşadıklarını yeni kuşaklara aktarmalıyız …

İşte Ercan Çokbankir’in kaleminden İzmir’in işgali ve Rum mezalimi!

Yunan kuvvetleri 15 Mayıs 1919 da altı gemi birçok torpido ile İzmir’e girmeye başlamıştı. Tabii yerli Rumların destek ve milis güçlerini arkalarına alarak,300 kişilik Efsun bölüğünün Kordon’a çıkması ile her yer Yunan bayraklarıyla donatılmıştı. Konak tarafına hareket eden bir gurup Yunan askeri Saat Kulesi civarında sivil Türklerle çatışmaya girer. Çatışma bir saat kadar sürdükten sonra yüzlerce ölü ve yaralı verilir. Sivilleri kurtarmak için Sarı Kışla’dan gelen askerlerde ölü ve yaralı vardır. Asker ve sivillerden yaralananlar Averof zırhlısına götürülür. Ölüler arasında Gazeteci Hasan Tahsin olduğu maalesef tespit edilir.
O gün Yunan askerleriyle birlikte çarpışan Rum milisler genellikle Urla ve Seydiköy’den gelen milislerdir. Bu milisler yanında ve sivil Rumlar hükümet binasını, kışlayı ve Türklere ait mağazaları yağmalarlar. Çatışmalar o boyuta varır ki İngiliz konsolosluğuna isabet eden kurşunlar nedeniyle İngiliz askerleri silahla Rumlara karşılık verirler.

16 Mayıs günü Aydın’a giden tren Gaziemir’de Rum çeteler tarafından silahlarla taranır. Kuşadası ve Söke Rumları da bu ara ayaklanır. 17 Mayıs yani İzmir’e çıktıklarının ikinci gününde Urla, Çeşme, Seferihisar ve Seydiköy, 20 Mayıs’ta da Torbalı işgal edilir.(9) Yunanlılar buraları işgal ederken İtalyan askerleri de Söke’ye girmiştir. Savaş müddetince gözden kaçmayacak bir olayda Adalarda gözü olan İtalyanlar buraları Yunanlılara kaptırmamak için gizlice Türkleri destekleyeceklerdir.

İzmir’in işgalinden önce 15 Mayıs 1919 yılında Gaziemir de 2 taburlu 56. Sahra Topçu alayının, alay karargahı ile bir taburu Seydiköy’de olan, Kolordu Ağır Topçu Taburu’da Gaziemir’dedir. Her iki garnizon“Seydiköy Mıntıka Komutanlığı” unvanı ile tümenin topçu alay komutanın emrindedir.
Bu birlikler Seydiköy ve Gaziemir de konuşlandırılmıştı. Fakat bunlar savaşın başlaması ile iç kısımlara Tire- Ödemiş tarafına çekilirler. Kalan askeri birlikler ise şehir içinde asayişi ve güvenliği, küçük Türk çetecilerinin örgütlenmesini takip eder. Şehir içinde şüphelendikleri kalabalık toplulukları Yunanlılar esir alarak sokaklarda “Zito Venelizos” diye bağırtırlar.(130) Özellikle Seydiköy Yunanlıları ve yerli Yunan çeteleri halka ve askerlerimize vahşice muamele yaparlar. Hava birliğine, kışlaya ve uçak hangarlarına saldırmışlar ve uçakları tahrip ederek, yakaladıkları subay ve askerleri öldürmüşlerdir.

Seydiköy Zeytintepe’deki (günümüz Menderes Havaalanı içindeki kalan bölge) Türk Kışlası, 14 ve 15 Mayıs günleri Yunan işgal kuvvetlerinin İzmir’e çıkmadan önce ve çıktığı günkü olaylar şöyle anlatılır;

“Mezkur gece zarfında İzmir’in her tarafında bomba ve silah sesleri eksik olmaz. İzmir’deki esliha ve cephane depoları müessesat-ı resmiye kasaları yerli Rumlar tarafından kaffeden yağma edilir…Şekavet İzmir şehrine münhasır kalmayıp civar Rum köyleri de çete halinde trene ve gerekse İslam köylerine de tecavüze başlamışlardı. Ezcümle 16 Mayıs 1335 sabahı İzmir’den Aydın istikametine hareket eden marşandiz trenine Seydiköy’ün de Rum çeteleri tarafından ateş edilerek bir Türk kadının vefat ve diğerinin de mecruhiyetine sebebiyet verilmiştir. Birçok köylerde Yunan eşkiyası ve yerli Rumlar tarafından birçok tecavüzat ika edilmiş ve şekavet Kuşadası ve Söke havalisine sirayet etmiştir.” (İzmir ve Batı Anadolu Uluslar arası Sempozyum Bildireleri. s.77.Dr.Mehmet Emin Elmacı. İzmir Halkının Yazdıklarıyla İzmir’de Yunan İşgali ve Mezalimi)
Bu telgraftan Türk halkının psikolojisini anlamamak hiç de zor değildi. Çünkü bu satırlar yazılmadan önce İzmir’de rahat bir şekilde yasayan Rumlar, işgal için hazırlıklara başlamışlardı. Yunanlı Kapses bu hazırlıkları şöyle anlatır; “büyük günün şafağını bekleyemeyen Rumlar tarafından, Müslümanların evleri ve malları işaretlenmiş, Papazlar ve mektep hocaları bütün kuvvetleriyle, mekteplerde, kiliselerde, ‘Rumlara; artık bu pis Müslümanlardan çektiğimiz yeter…Yarın Yunan orduları gelecek, bizi bunlardan kurtaracak, bizim intikamımızı alacak.” derken, SeydiköyNahiyesini ziyaret eden İzmir Metropoliti Hristosomos, tren istasyonu ile Agiou Ioanni Kilisesi’ne arasındaki yollara halı kaplanarak karşılanır. Hristosomos “Ey Allahın sevgili kulları olan Rumlar, kuyuları daha derin kazınız…Bıçaklarınızı daha çok bileyiniz, iplerinizi daha iyi bağlayınız, çünkü Müslümanların ecelleri geldi” diyecek kadar ileri gitmişti. Seydiköy’deki meşhur Agiou Ioanni Theologou Kilisesi’ndeki ayini yönetmek için gelen trenle gelen Hristosomos, konuşmadan sonra toplanan bağışlarda Seydiköy Yunanlılarından büyük meblağlarda Yunan ordusu için bağış toplanır.
Bu olaylar yaşanırken Seydiköy ve civarında neler oluyordu?

Torbalılı araştırmacı Necat Çetin, Hortunalı(Yazıbaşı) Hamit Efe, 57 Fırka Kumandanı Şefik Aker, Giritli Bakkal Ali ve Seydiköylü Ali Muharrem’in anılarında yaşanmış bu olaylar şöyle anlatılır. Bu anılar Seydiköy’ün meşhur Yunanlı çetecileri ile ilgili anılarıdır. Bu anılarda onların gaddarlığı ve çevrede estirdiği terör anlatılır. Yunan kaynaklarında bu Yunanlı çetecileri Şalvarlı olarak isimlendirirler.

“Günümüz’deki ismi Yazıbaşı olan eski Hortuna Köyünden Hamit Efe eski Akkeçili yörüklendirdir. Hortuna doğumlu olan Hamit Efe’nin annesi Havva babası Kara Hüseyin’dir. Aile Hortuna’da çiftçilik özellikle hayvancılık, at yetiştiriciliği yapmakta ve İkiçeşmelik’te iş hanı bulunmaktadır. Efe’nin iki erkek bir de kız kardeşi vardır. Bunlar Halil Ağa(Murtuna)(1880-1965), Tahir Ağa(Murtuna)(1883-1946) ve kız kardeşi Makbule(Vasviye)(1887-?)dir. Yeğenleri Rıza ise iş hanını işletmektedir. Her gün İzmir’e gidip gelen Rıza İzmir’den köye dönerken Seydiköy yolunda Yunanlılar tarafından gasp edilerek sırtından vurularak öldürülmüştür.”(İzmir ve Batı Anadolu Uluslar arası Sempozyum Bildirileri. S.898.Necat Çetin. Sözlü Anlatımlara Göre Torbalı Yöresinde Yunan İşgali ve Bilinmeyen Bir Kuva-yı Milliyeci: Hortunalı Hamit Efe)

57. Fırka Kumandanı Şefik Aker. 17 Mayıs tarihli Harbiye nezaretine gönderdiği telgrafında İzmir’den kaçan halktan aldığı bilgilerde “700 aşan zayiattan” bahseder. Yine aynı bilgiler yardımıyla Rum çetelerinin Türk subaylarını yakaladığını ve üniformalarını dipçik darbeleriyle söküldüğünü ekleyen Aker, işgal gecesi de halkın Eşrefpaşa’daki Maşatlık’ta protesto yapmak istediğini ancak 3-4 saat süren yaylım ateş altında katliama uğrayarak dağıldıklarını bildirir.

İzmir’in Kadifekale’si İmariye Mahalesi’nde ikinci sokağında oturan Bakkal Giritli Ali’de işgal gününü mülhakatta nelerin yaşandığını şöyle anlatmıştır. “İzmir’e gelmek üzere trene bindim. Kıyas istasyonuna kadar hiçbir vakaya tesadüf etmeden Develi köyüne geldik. Oranın Rumları umumiyetle silahlı olduğu halde civardaki Türk köylerine hücum ediyorlar, rast geldiklerini öldürüyorlar, evleri soyuyorlardı. Bir kısım Rumlar treni abluka ederek içinde Türk olup olmadığını soruyorlardı. Bu sırada tren hareket etti. Cumaovası istasyonuna geldik. Burada bir ihtiyar Türk’ün başına üşüşmüş, onu Rumlar dövüyorlardı. Tren buradan da hareket etti. Gaziemir istasyonuna geldik. Bütün Rumlar istasyonda toplanmış silahlı oldukları halde yüksek sesle üç defa “zito Ellaza, Kato Türkiye” diye bağırdılar. Karşıdaki askeri kışlalarına hücum ve yağma edilmesi için hep birden hareket ettiler. Attıkları kurşunlardan trenin içinde bir kadın ve çocuk yaralandı.”(ibid.s.87 Dr.Mehmet Emin Elmacı)

Özellikle İzmir şehrinde Rumların çoğunlukta bulunduğu semtlerde oluşturulan çeteler yağma ve katliam hareketi yürütülmüştür. Örnek olarak Seydiköy ve cıvarından şehre gelen silahlı yerli Rumlar hükümet konağını ve kışlayı ve Türklere ait mağazaları yağma etmişlerdir. Rumların bu yağmasından İzmir’deki silah ve cephane depoları ve resmi kurumların kasaları da nasibini almıştır. (İzmir’in Yunanlılar Tarafından işgaline Müteallik Olarak Makamat-ı Askeriyeden Mevrud Raporlar.s.8)

Bilge UMAR, “Yunanlıların ve Anadolu Rumlarının Anlatımıyla İzmir Savaşı”, Zeki Arıkan “İzmir’de Neler Oldu?” Yrd. Doç. Dr. Necmi UYANIK’ın “Mütareke ve İsgal Dönemi İzmir Basını (30 Ekim 1918-8 Eylül 1922)” Uluslararası Sosyal Arastırmalar Dergisi araştırmalarında: 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’e çıkartma yapan Yunan birlikleri öncesi Yunan halkına moral vermek için şu çalışmalar yapılır. Özellikle 21 Mayıs 1919 tarihli telgrafın sonundaki bilgilerden şöyle bahsedilir. “ciddi teşebbüsler ve müessire de bulunarak son kanımızı akıtmak üzere devletin işaretlerine sabırsızlıkla hazır ve âmâdeyiz” seklindeki cümle, yöre halkının hükümetten beklentileri açısından sabrının taştığını göstermektedir.

İzmir civarından gelen Rum milisleri içinde en göze batan Seydiköy ve Urla’lı milislerdir. Hükümet binasını, kışlayı ve Türklere ait mağazaları yağmalarlar. Çatışmalar o boyuta varır ki İngiliz konsolosluğuna isabet eden kurşunlar nedeniyle İngiliz askerleri silahla Rumlara karşılık verirler.

16 Mayıs günü Aydın’a giden tren Gaziemir’de Rum çeteler tarafından silahlarla taranır. Kuşadası ve Söke Rumları da bu ara ayaklanır. 17 Mayıs yani İzmir’e çıktıklarının ikinci gününde Urla, Çeşme, Seferihar ve Seydiköy, 20 Mayıs ta da Torbalı işgal edilir. Yunanlılar buraları işgal ederken İtalyan askerleri de Söke’ye girmiştir. Savaş müddetince gözden kaçmayacak bir olayda Adalarda gözü olan İtalyanlar buraları Yunanlılara kaptırmamak için gizlice hep Türkleri destekleyeceklerdir.
http://www.yerelhaberci.com.tr/index.php?sayfa=haber_detay&haber_id=1895&haber_link=








* i s l a m i y e t o n l i n e *

islamiyet online